Aslıhanın Açısından

14/5/2009 - FEMİNİZM’İN BİLİNÇALTI

Kategori: kalemimden

FEMİNİZM’İN BİLİNÇALTI

 

Feminizm temelinde aslında korku vardır… Feminist söylemlerin altındaki bu gizli korkuyu görmek pekâlâ mümkün… Evlikten ve aşktan mümkün olduğunca kaçmaya çalışırlar çünkü bilinçaltlarında hep kadınların zayıf karakterli olduğu düşüncesi vardır… Karşı cinsle olan ilişkilerinin bu zayıflığı ortaya çıkaracağı korkusuyla yaşarlar… Bu bilinçaltı korkusu; saldırgan bir tavırla kendilerini engelleyerek, duygularının önüne set çekerek yaşamaya iter onları… Duygularına yenik düşmek ve zayıflıklarının ortaya çıkacağı endişesini bilinçaltlarından söküp atamazlar bir türlü… Bu düşüncede onları giderek duygusuzlaştırır... Ezilen kadınlar için dolan gözler aslından sadece kendi kaçtıkları gerçekleri(?) içindir…

 

“Evlilik köleliktir, evlenmeyin” diye güçlü bir eda ile nutuklar atarlarken aslında acziyetlerini görmemek için aynada kendi gözlerinin içine bile bakamazlar… Sevgiden, anlayıştan yoksun keskin ve katı cümleler dökülür dudaklarından…

 

Aslında kadınlar sandıkları kadar güçsüz değiller kendileri de öyle… Sadece bu korku onları güçsüzleştiriyor ve bu korkuyu örf pas etme çabaları da komikleştiriyor… Çok basit ve çocukça söylemlerle çıkıyorlar sahneye… Onların “Evlilik köleliktir, evlenmeyin” gibi söylemlerini duyunca kapris ve oyun bozanlık yapıp “Bana ne ben oynamıyorum” diyen çocuklar geliyor aklıma…

 

Bu kadınların öncelikle kendilerini ezilen ve ezilmeye mahkûm bir cins olarak görmekten vazgeçmeleri, bu fikri bilinçaltlarından iyice kazımaları gerekiyor…

 

Gerçekten güçlü kadınlar kendilerinden ve kişiliklerinden emin oldukları için bir şeylerden kaçma ihtiyacı hissetmezler… Duyguların insanı insan yapan unsurlar olduğunu bilirler duygularını gizlemeyi değil onları yönetmeyi öğrenirler… Sorunlara çocukça değil olgunca yaklaşır ve gerçekçi çözümler getirirler…

 

Gerçekten güçlü kadın ne geleneklerin kadınlara yüklediği ağır yükü sırtlanır ne de feminizm amacından saptırılarak büründürüldüğü ‘erkek düşmanlığı’ söylemlerine kapılıp bir şeylerden kaçarlar… Onlar kendilerinden ve güçlerinden emin olan, maskelerin ardına saklamandan savaşan kadınlardır…

 

Kadınlar günlük gülistanlık bir hayat yaşıyor demiyorum… Kadınların yaşadığı sorunlar var elbette üstelik ciddi boyutlarda ama bu sorun kin, nefret dolu objektif değerlendirmelerden yoksun komik söylemler ve teorilerle çözülebilecek bir sorun değildir… Bu tür bir yaklaşım bu sorunları basite indirgemek kadını ve kadın sorunlarını aşağılamaktır…

 

 

 Not: Feminizm aslında terim olarak, kadınların öncülüğünde veya kadınların katılımı ile ortaya çıkan ve kadınların haklarını savunmayı, cinsiyet ayrımından doğan sorunları aşmayı ve bu ayrıma karşı çıkmayı hedefleyen örgütlü faaliyet ve hareketlerin bütünü olarak tanımlanır(1). Ancak birçok kavram gibi ‘feminizm’ kavramı da çarpıtılarak siyasi ve ideolojik emellere alet edilmiştir. Ffeminizm deyince ‘kadın hakları’nın çağrışım yapması gerekirken zamanla ‘erkek düşmanlığı’ akla gelir olmuştur. Erkek düşmanları feminist yazar kategorisinde zikredilmiştir. Yazımda konu ettiğim ‘feminizm’ çarpıtılarak ‘erkek ve evlilik düşmanlığı’na büründürülmüş feminizmdir.

 

(1) www.sosyalsiyaset.com/documents/sozluk_f.htm

Aslıhan Yıldırım

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2006-12-24 20:15:20 - Eski Bloğumda Yapılan Yorumlar

Yazan: aslihanca
Yazan: kalemhane
Daha bir kaç gün önce hicivsel bir bakış ile feminizmi konu almıştım..
Eski yazılarımla birlikte o da kayboldu gitti..

Bağlantı

7/10/2006 - ***
Yazan: kehkesani
Feminist kardeşler sana kızabilirler dikkat et:) Benim kifayetsiz kelimelerim kadını anlatmada yetersiz kalacağı için sözü ehline bırakıyorum:
'' İç donanımı itibarıyla kadın bir şefkat abidesidir; şefkati de yaratılış ve tabiatından kaynaklanmaktadır. Bu nezih tabiat, yanlış müdahalelerle kirletilmemişse, hep şefkat düşünür, şefkat söyler; şefkatle oturur-kalkar; bir ömür boyu çevresindekileri şefkatle süzer ve herkese kadeh kadeh şefkat içirir.
Ruh ufku itibarıyla eşini bulmuş ve çocuklarıyla susuzluğunu giderebilmiş bir kadının, Cennet hurilerinden ve böyle birinin çevresinde örgülenmiş yuvanın da Firdevs’ten farkı yoktur.
Kalb ufkunu karartmamış ve ruhunun önü açık mübarek bir kadın, aile sistemi içinde tıpkı bir Kutup Yıldızı gibidir; hep yerinde durur, kendi etrafında döner; sistemin diğer üyeleri ise, varlıklarını her zaman onun çevresinde şekillendirir ve ona bağlılık içinde hedeflerine yürürler.
Bizim düşünce dünyamız ve değerler atlasımızda kadın, hilkat hâdisesinin en önemli rengi, insanlık âleminin en bereketli ve sihirli rüknü, evlerimizde Cennet güzelliklerinin kusursuz bir izdüşümü, varlık ve bekâmızın da en sağlam teminatıdır.
Gerçi kadın, fizyoloji ve psikoloji açısından farklı bir tabiata sahip ve ayrı özellikleri hâizdir; ama bu, erkeğin kadından üstün ya da kadının erkekten aşağı olması mânâsına gelmez. Kadını-erkeği havadaki azot ve oksijen şeklinde düşünecek olursak, her ikisi de hususi yerleri, konumları itibarıyla fevkalâde önemlidirler ve aynı ölçüde birbirlerine muhtaçtırlar. Havadaki unsurları birbiriyle mukayese ederek: “Azot daha kıymetlidir.” ya da “Oksijen daha faydalıdır.” mülâhazası ne ölçüde abes ise, kadın-erkek arasında bu türlü mukayeselere girmek de o ölçüde bir münasebetsizliktir. Evet, kadın-erkek, yaratılış ve dünyadaki misyonları açısından birbirlerinden farksızdırlar ve bir vahidin birbirine muhtaç iki ayrı yüzü gibidirler.
kadın kendi derinliklerinin şuurunda olup ve kendi tabiatının sınırları içinde kaldığı sürece, varlığın özündeki güzellikleri aksettiren öyle mücellâ bir ayna hâline gelecektir ki, meşru çerçevede ona, doğru bakıp doğru düşünebilenler bir hamlede cismâniyetlerinin karanlıklarından kurtulur, Hakk’ın güzelliklerini temâşâ ufkuna yükselir ve gönüllerine:
''Afitâb-ı hüsn-ü hûbân akıbet eyler u ful,
Ben muhibb-i la yezâlim “la uhibbü-l âfilîn''
(Güzel yüzlerin güzellik güneşi sonunda batar gider. Ben fani güzelleri değil, batmayan ve sonu olmayan güzeli severim.)
Muhabbetle...


Bağlantı

8/10/2006 - merhaba aslıhan
Yazan: sharquteri
Blogundaki son iki yazıyı okuduktan sonra bir yorum yazmaya karar verdim. Söylediklerine büyük ölçüde katılıyorum. Ama aşağıdaki yazıda alıntı yaptığın kişinin bir feminist olarak değerlendirilmesine katılmıyorum. Bence o daha farklı şeyler söylemek peşindeyken arada "kadın sömürüsü" gerçeğini de kullanıp ekmeğine yağ sürmek istiyor.

Son yıllarda feministlik iyice "öcü" gibi algılanmaya başlandı. Ben şahsen çıkış noktası olarak feminstliği haklı ve yararlı buluyorum. Kimsenin ifade etmeye cesaret edemediği bazı gerçekler ilk onların ağzından duyuldu.

Ben feministliği "erkeklere ve evliliğe savaş açmış bir kuvvet" olarak değerlendirmek istemiyorum. "Kadının kendi kendine yetebileceğini ve maddi özgürlüğünü eline almasını" savunan bir düşünce olarak görmek istiyorum.

Medyadaki bazı uç feminist kalemlerin isimleri diğer tüm "kadın hakları savunucularından" öne çıkmış olabilir. Ama bu bizi yanıltmasın, kadın hakları mücadesi birçok insanın gayretiyle sürdürülmektedir.

İster kadın ister erkek olsun, kendi gönlünden geçen bir insan bulabilmişse evlilik dünyanın en güzel paylaşımıdır. Ama aynı evde (hangi nedenden olursa olsun) bir yabancı ile yaşanıyorsa ya da yaşanmaya başlanmışsa da takdir edersin ki evlilik dünyanın en acı veren şeyidir. Ve malesef yurdumuzda "boşta kalmaktansa evlenmek" durumu oldukça yaygındır. Benim gözlemlediğim kadarıyla sevgi temeline oturmuş evlilikler giderek azalmaktadır...

Erkek olsun, kadın olsun tüm bireylerin hayat boyu evlenmeme veya mevcut evliliğini sonlandırma hakları en temel kişisel özgürlüklerdendir. (Zaten sen de bunun aksini iddia etmedin biliyorum, ben sadece altını çizmek için yazdım)

Onun dışında bloğunun içeriğini ve tasarımını sevdim. Daha çok görüşmek umuduyla kendine iyi bak...



Bağlantı

8/10/2006 - GÜNAYDIN CİCİ VE GÖNLÜ GÜZEL ARKADAŞIM KARDEŞİM ASLIHANYILDIRIM
Yazan: sukruyilmaz
SELAMUNALEYKUM GÜNAYDIN HAYIRLI SABAHLAR SAĞLIKLI NEŞELİ GÜZEL BİR PAZAR TATİLİ GEÇİRMENİZİ DİLERİM.

ÇOKGÜZEL AÇIKLAMIŞSINIZ ELLERİNİZE KALEMİNZE VE YÜREĞİNİZE SAĞLIK SİZİ KUTLUYORUM. İNSAN KENDİNE GÜVENMELİ VE GÜÇLÜ OLDUĞUNU AKLINDAN ÇIKARMAMLI KENDİNE GÜVENMELİDİR BU SÖYLEMLERİMİZ ERKEKLER İÇİNDE GEÇERLİDİR.
BUGÜZEL PAYLAŞIM VE DÜŞÜNCELERİNİZE TEŞEKKÜR EDERİM SAĞLIKLI UZUN YAŞAMANIZI VE BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM.

SEVGİYLE SAYGIYLA VEDE SAĞLIKLA MUTLU ESEN KALIN.ALLAHA EMANET OLUNUZ.SAYGILARIMLA

ŞÜKRÜ YILMAZ
ANTAKYA-HATAY
Bağlantı

8/10/2006 - ...
Yazan: ONLARuyurken
yüreğine sağlık,ben bu konuyu gözlemlerken hiç böyle kapsamlı düşünmemiştim,bu akımı sadece etki tepki meselesi olarak algılıyordum hep,ama senin sunduğun bakış açısı,beni çok etkiledi emeğine sağlık,allaha emanet ol sevgilerimle
Bağlantı

8/10/2006 - selaaam canım::))
Yazan: deliyagmurlarim
herzaman ki gibi harika bir yazı..sana damla değil okyonuslar bırakmak istiyorum sanırım damlalarımızda olmuştur okyanusya ..yüreğine sağlık güzel bir pazaar günü yeni haftayada merhaba diyorum..sevgilerimle
Bağlantı

8/10/2006 - merhaba canım
Yazan: beyazkedim
burda biraz feminizmliğin tarihinden bahsetmek istiyorum

biz feminizmin ilk defa 19. yy da ortaya çıktığını görmekteyiz. peki neden 19. yy.
küçük bir tarih bilgisinden de hatirlayacağımız üzere 19. yy avrupanın sanayi devriminin olduğu yıl peki sanayı devrimi ne getirdi avrupaya?
bu dönemde artık tarımdan modern sanayi kuruluşlarına geçilmiştir. küçük atölyelerin yerini büyük fabrikalar almaya başlamıştır. büyük fabrikalar demek insan gücü demektir. bu ihityaç nedeniyle kırsaldan kentlere doğru büyük göçler başlamış ve varki dünya nüfusunun az olduğu bu dönemde göçler gerekli olan isnan gücünü karşılamamış bu defa zengin tüccarları farklı bir alana yönlendirmiştir ki bu da kadınların çalışma hayatına kazandırılması olmuştur.

hatta bilindiği gibi o dönemlerin ve halen günümüzün en zenginleri olan yahudilerin bu konu da önemli bir role sahip oldukları bilinir. dahaevvel sadece ev yaşantısına sahip olmuş olan kadınlar eşitlik, erkeklerle aynı haklara sahip olmak gibi sebeplerle çalışma hayatına yönlendirilmeye çalışılırlar.

ilk feminizim bu şekilde ortaya çıkmıştır. yani sadece kadınların haklarının sağlanması gibi basit bir sebeple değil, kendi çıkarları doğrultusunda her yolu mubah gören elit tabaka sayesinde ortaya atılmıştır. cgünümüzde bile bu şekilde uygulamaların yürürlükte olduğunu görmekteyiz.

bu saaatten sonra kalkıpta kimse olanı geri çevirecek değil elbette fakat ortaya bazı uyuşmazlklar çıkmıştır ki asıl problemde budur kadın kendine toplum içinde yer edinmeye çalışırken erkek olduğu yerde kalmaya devam etmiştir.
eşinden beklentileri değişmediği gibi kadının yükü daha da armış ev ve çocuklar yanında birde iş hayatının yoğun stresi kadının daha zor bir yaşam sürmesine sebep olmuştur.
Bağlantı

9/10/2006 - ..
Yazan: arzumeyp
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahir'le Zühre olabilmekte
yani yürekte.
Mesela bir barikatta dövüşerek
mesela kuzey kutbunu keŞfe giderken
mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir?i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Nazım Hikmet
Bağlantı

10/10/2006 - Günaydın
Yazan: thares
Günaydın
Çok Güzel Anlamlı Bir Yazı
Paylaşımınız İçin Teşekkürler
Çok Güzel Bir Paylaşım
Gönlünüze Sağlık
“Âşık güler, aynalarda gül açar;
Kıraçlar yeşerir, gök ışık saçar.
Muhabbet yağmuru düşmeyen yerde,
Ne bir ceylan meler, ne bir kuş uçar”
Dostça Kalınız

Bağlantı

11/10/2006 - GÜNAYDIN ASLIHAN KARDEŞİM ARKADAŞIM
Yazan: sukruyilmaz
GÜNAYDIN HAYIRLI SABAHLAR SAĞLIKLI NEŞELİ VE BOL BEREKETLİ GÜZEL BİR GÜN GEÇİRMENİZİ DİLERİM.

GÜZEL YAZILARINIZIN DEVAMINI BEKLİYORUZ....

SEVGİYLE SAYGIYLA VEDE SAĞLIKLA MUTLU ESEN KALIN ALLAHA EMANET OLUN.SAYGILARIMLA

ŞÜKRÜ YILMAZ
ANTAKYA-HATAY
Bağlantı

13/10/2006 - GÜNAYDIN
Yazan: sukruyilmaz
GÜNAYDIN HAYRLI SABAHLAR CUMANIZ MÜBAREK OLSUN SAĞLILI NEŞELİ VE BEREKETLİ GÜZEL BİR HAFTASONU GEÇİRMENİZİ DİLERİM.

GERÇEKLER

Gözlerindeki pırıltılar,
Tatlı sözlerin
Sevimli gülüşün çekti beni sana
Ama bırakmadı gerçekler,
Beni senin yanında.

PAKİZE KAHYA

SEVGİYLE SAYGIYLA VEDE SAĞLIKLA MUTLU ESEN KALIN ALLAHA EMANET OLUN SAYGILARIMLA.

ŞÜKRÜ YILMAZ
ANTAKYA-HATAY
Bağlantı

15/10/2006 - GÜNAY CİCİ VE GÖNLÜ GÜZEL KARDEŞİM ARKADAŞIM
Yazan: sukruyilmaz
YAĞMURLU BİR HATAY SABAHI GÜNAYDIN NEŞELİ VE SAĞLIKLI GÜZEL BİR PAZAR TATİLİ GEÇİRMENİZİ DİLERİM.

HANİ DERLER YA YAŞA YAŞA GÖR TEMAŞA BEN 54 YAŞINDA ANTAKYA ATA KOLEJİ MEZUNU VE İSTANBUL YILDIZ TEKNIK MAKINA BÖLÜMÜ 2. SINIFTAN TERKİM ÇÜNKÜ O YILLARDA YA MEZARA VEYA EŞEK AHIRI KODESE HAPSE GİDECEKTİM BU NEDENLE OKUMADIM AMA ANCAK BU KADAR KENDİ KENDİMİ GELİŞTİREBİLDİM. http://www.sukruyilmaz.com/indexozgecmis.htm İŞTE SİZ VE SİZİN GİBİ GÜZEL YAZAN ARKADAŞLARIMIN SAYESİNDE BU YAŞTAN SONRA OKUMA VE ÖĞRENME ŞEVKİM ARTTI VE BENİ ATEŞLEDİNİZ ELLERİNİZE VE YÜREĞİNİZE SAĞLIK SİZLERE BİNLERCE TEŞEKKÜR EDERİM BU GÜZEL YAZILARI BİZLERE HAZIRLIYARAK SUNDUĞUNUZ İÇİN HARCADIGINIZ EMEKLERİNİZİ BİZLERE HELAL EDİNİZ.

http://www:sukruyilmaz.com GİR BAK BAKALIM FİKİR ÖNERİ VE ELEŞTİRLERİNİZİ BEKLİYORUM

SEVGİYLE SAYGIYLA VEDE SAĞLIKLA MUTLU ESEN KALIN ALLAHA EMANET OLUNUZ.SAYGILARIMLA

ŞÜKRÜ YLMAZ
ANTAKYA-HATAY
Bağlantı

16/10/2006 - feminizmin bilinçaltı
Yazan: candan 2
Gerçekten güçlü kadınlar kendilerinden ve kişiliklerinden emin oldukları için bir şeylerden kaçma ihtiyacı hissetmezler… Duyguların insanı insan yapan unsurlar olduğunu bilirler duygularını gizlemeyi değil onları yönetmeyi öğrenirler… Sorunlara çocukça değil olgun yaklaşır ve gerçekçi çözümler getirirler…

Tek kelimeyle tebrikler Aslıhan çok güzel bir yazı.Başarılarının devamını dilerim.Kalemin hiç susmasın,yüreğine sağlık.
Bağlantı

22/10/2006 - ...
Yazan: bluepoison
CANIN KIYMETİ ÖLÜMDE , GÖZYAŞININ SIRRI TEBESSÜMDE , SÖZÜN GÜZELİ YÜREKTE , DOSTLUĞUN ANLAMI HATIRLAMAKTA SAKLIDIR...
RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN !!!
Bağlantı
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Benim hayata ve olaylara bakış açım....

Kategoriler

Arşivim

KADIN

Kadınların özlerine...

Evlilik (?) Kölelik (?)

Anadolu Kadını

Feminizm Bilinçaltı

Erkek Olmak ? Kadın Olmak?

8 Mart

BENİM PENCEREMDEN

Heybeliada Gezisi

Emperyalizmin Çarkları

Hatalar ve Pişmanlıklar

Sevgi ve Konum

Sezgisel ve Duyumsayan …

Dışa ve İçe Dönük …

Muhtaç Olduğumuz Kudret

Kimin Torunlarıyız

Kimin Torunlarıyız

Özel Günleri Sevmiyorum

MASALlar ve Masalcıklar

Arı Olmayı…

Şekilsel Odaklı…

İçindeki Çocuğu…

Sanal Ortamda Sevmediklerim

Korkarak Yaşıyorsan

Sessiz Geminin Sessiz...

Tek Başınıza Düzeni...

Ne Zaman Keşke Denir?

Zeka Eş Seçiminde...

Duyguları Okutmak

Siz Birilerinin Duyguları...

Bir Irkın Kaderinde...

İnsanın Bir Şekli Olmalı

Ne Zaman

Hangisi Diğerini Tarihe...

Daha Doğmadan

Sevinelim mi Üzülelim mi?

Kendi Kendini Değersizleştirme

Hayat Seçimlerden…

BENİM İÇ DÜNYAMA AÇILIMLAR

Ben

Affet Beni Lütfen

Hiç Kendinize Elveda Dediniz Mi?

İçimizdeki Boşlukları Dolduranlar…

Geleceksen

Ben Büyükbabamlarla...

Ben Bir Ağaç Olmak İsterdim

Sana İhtiyacım Yok! Maskesi

Kopsun Artık Bu Fırtına

SİZLER İÇİN

Goblen Sanatı

Geç Kalmış Bir Tebrik

Onlar Uyurken Bizimle Paylaştıkların

Bloglar Sahipleri İle Anlamlı ve Güzel

Peki Ya Sizin Kafanızdaki Resim

Candan Hanımla Candan Bir Sohbet

KİTAP

Siyasi- İdeolojik

Rabıta

Üçünçü Dünyadan

Terörsüz Özgürlük

Sistem İçinde Kadın

Roman

Düzceli Mehmet

Aysel

Kendini Arayan Adam

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git

Felsefi

Ölesiye Sevmek

Sevgili Mathilda

Güncel

Güzellik Bakan Gözeymiş

Kişisel Gelişim

Ustalık

%100 Düşünce Gücü

Sınırsız Güç

Duygusal Zeka

Kendime Engel Olmayacağım

Sadece Aptallar 8 Saat Uyur

Martı Jonathan

Savaşçı

Ruhsal Zeka

Ferrarisini Satan Bilge

Arkadaşlarım

askicin
donence
onlaruyurken
ahmetde
oblomov
omerinal
sukruyilmaz
bembeyazsayfam
ustaplan
mizahhh
beyazatliprens
hvvnr2000
karamuratefsanesi
bluepoison
garipyolcu
acihuzun
karcai
yalinhastasi
mehpareogt
muhalefetim
beyazkedim
keremoz
samatracik2006
gulumcan
sirin1982
nuranayaan
firtinatepesi
apolitik
yagmur056
egeberkay